Cumhurbaşkanlığı
TR | EN
Aile, Çalışma ve Sosya Hizmetler Bakanlığı 1st COUNCIL ON AGEING 20-22 FEBRUARY 2019 Yaşlılık Şurası
Recep Tayyip ERDOĞAN Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı

HOŞGELDİNİZ

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 25 Eylül 2018 tarihinde Birlemiş Milletler Genel Kurulu’nda yapmış olduğu konuşmada Yaşlılık Şûrası’nın düzenleneceğini ve 2019 yılının Yaşlılık Yılı ilan edileceğini duyurmuştur. Bu doğrultuda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ilkini gerçekleştireceğimiz I. Yaşlılık Şûrası’nın ana temasını “aktif yaşlanmanın desteklenmesi” ve “yaşlı haklarının güçlendirilmesi” olarak belirledik.

Ülkemizde ilkini gerçekleştireceğimiz Yaşlılık Şûrası hazırlık çalışmalarımızı hızla tamamlıyoruz. Bildiğiniz üzere dünyada nüfus dinamikleri değişmektedir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde doğum artış hızı düşmekte, yaşam süresi uzamakta ve yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı artmaktadır. Bu demografik dönüşüm; yaşlı refahının sosyal kültürel ve ekonomik yönleri ile bir bütün olarak değerlendirilmesi ve yaşlılara yönelik politikalara hız verilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Hem aile hem de toplum içinde yaşlılarımızın haklarını koruyarak; sağlıklı, üretken, başkasına muhtaç olmadan, toplumun içinde, bağımsız ve saygın bir dönem geçirmelerini sağlamak temel hedefimizdir.

Toplumda, olgunluk, bilgelik ve dengeleme unsuru olan yaşlılarımız geçmişten geleceğe köprüler kurarak hayatımızın her aşamasında bizlere rehberlik ederler. Modern toplumun bel kemiği olan yaşlılarımız; kuşaklara dil, kültür ve tarih dağarcığını aktarırlar, bununla birlikte toplumun süreklilik bilincini ayakta tutarlar.  Tecrübe paylaşımı ile yeni kuşakların olaylar karşısındaki tepkilerine yön verir, ailede dayanışmayı güçlendirirler.

Günümüzde geniş aileden çekirdek aileye geçiş sürecinin hız kazanması, ekonomik ve sosyal nedenlerle artan göç, aile ilişkilerinin zayıflaması gibi nedenlerle ailede ve toplumda ortaya çıkan yapısal değişimler, kuşaklar arası ilişkiler üzerindeki baskıyı artırmıştır. Bu değişim sürecinde yeni sosyo-kültürel dokunun ve ekonomik koşulların yaşlılık dönemindeki ihtiyaçların karşılanmasına uygun inşa edilmesi daha da önemli hale gelmiştir.

Ülkemiz genç nüfus yapısını korumakla birlikte, bugün nüfusumuzun yüzde 8,5’ini oluşturan 65 yaş ve üstü bireylerin oranının 2060 yılında yüzde 22,6’ya yükseleceği tahmin edilmektedir. Ülkemizde yaşam koşullarının iyileşmesi ve toplumsal refahın artması gibi faktörlerin bu eğilimde etkili olacağı değerlendirilmektedir.  Son yıllarda sağlık hizmetleri ve sosyal hizmetlerin gelişmesine bağlı olarak, doğuşta beklenen yaşam süresi de uzamıştır. Ülkemizde doğuşta beklenen yaşam süresi ortalama 78 yıl olup; kadınların yaklaşık 81 yıl, erkeklerin ise 75 yıl yaşaması beklenmektedir. Öte yandan, doğum artış hızında da bir düşüş gözlenmektedir. Kadın başına düşen ortalama çocuk sayısı 2,07’dir. Nüfusumuzun yenilenebilme kapasitesini korumak için orta ve uzun vadede yeterli olmayan bu nüfus artış hızımızı da dikkate alarak; gelecek kuşakların yalnız kalmaması için nüfus politikalarımızın gözden geçirilmesini öncelikli konular arasında görmekteyiz.

Yaşlılarımızın ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla hak temelli olarak evde ve kurumda sunmuş olduğumuz hizmetler ve toplum temelli bakıma ilişkin destek sistemleri yalnızca yaşlılarımızın değil; ailelerin de sorun çözme kapasitesini artırmakta; birey, aile ve toplum refahını yükseltmektedir.

Yaşlı refahına ve yaşlılara yönelik politikalara yön vermek amacıyla I. Yaşlılık Şûrası’nda aktif ve sağlıklı yaşam, bakım hizmetleri ve yaşam kalitesi, bakım hizmetlerinin finansmanı, yerel yönetimler ve yaşlı dostu kentler, yaşlı hakları ve yaşlılık ekonomisi başlıkları altında komisyon çalışmaları yürütülecektir. Şûra vesilesiyle yaşlılık ve yaşlanma odaklı çalışmalarıyla bu amacın görünür ve ulaşılabilir olmasını sağlayan liderler, uluslararası kuruluş temsilcileri, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarıyla aynı platformda birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Bakanlık olarak kısa vadede 2023, orta ve uzun vadede 2051 ve 2071 hedeflerimiz doğrultusunda yaşlıların bireysel hak ve menfaatlerine erişimleri önündeki engellerin kaldırılması, yeni sosyal refah hizmeti modellerinin yaygınlaşması için çalışıyoruz. Hayat boyu öğrenmeden aktif yaşlanmaya, bakım hizmetlerinden toplumsal hayata katılıma kadar yaşamın her alanında yaşlılarımızı desteklemeye devam ediyoruz.

Yaşlı haklarının güçlendirilmesi ve aktif yaşlanmanın desteklenmesine ilişkin yeni yaklaşımları uluslararası düzeyde ele alacak olan bu anlamlı Şûra’nın hem yerel hem de küresel politikalara olumlu yansımaları olacağına içten inanıyorum.

I. Yaşlılık Şûrası’na ülkemizden, dünyanın farklı kültür ve coğrafyalarından bilgi, tecrübe ve emekleri ile katkı ve katılım sağlayan herkese teşekkür ediyorum.

Recep Tayyip ERDOĞAN Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı






Zehra Zümrüt SELÇUK Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı

HOŞGELDİNİZ

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 25 Eylül 2018 tarihinde Birlemiş Milletler Genel Kurulu’nda yapmış olduğu konuşmada Yaşlılık Şûrası’nın düzenleneceğini ve 2019 yılının Yaşlılık Yılı ilan edileceğini duyurmuştur. Bu doğrultuda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ilkini gerçekleştireceğimiz I. Yaşlılık Şûrası’nın ana temasını “aktif yaşlanmanın desteklenmesi” ve “yaşlı haklarının güçlendirilmesi” olarak belirledik.

Ülkemizde ilkini gerçekleştireceğimiz Yaşlılık Şûrası hazırlık çalışmalarımızı hızla tamamlıyoruz. Bildiğiniz üzere dünyada nüfus dinamikleri değişmektedir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde doğum artış hızı düşmekte, yaşam süresi uzamakta ve yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı artmaktadır. Bu demografik dönüşüm; yaşlı refahının sosyal kültürel ve ekonomik yönleri ile bir bütün olarak değerlendirilmesi ve yaşlılara yönelik politikalara hız verilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Hem aile hem de toplum içinde yaşlılarımızın haklarını koruyarak; sağlıklı, üretken, başkasına muhtaç olmadan, toplumun içinde, bağımsız ve saygın bir dönem geçirmelerini sağlamak temel hedefimizdir.

Toplumda, olgunluk, bilgelik ve dengeleme unsuru olan yaşlılarımız geçmişten geleceğe köprüler kurarak hayatımızın her aşamasında bizlere rehberlik ederler. Modern toplumun bel kemiği olan yaşlılarımız; kuşaklara dil, kültür ve tarih dağarcığını aktarırlar, bununla birlikte toplumun süreklilik bilincini ayakta tutarlar.  Tecrübe paylaşımı ile yeni kuşakların olaylar karşısındaki tepkilerine yön verir, ailede dayanışmayı güçlendirirler.

Günümüzde geniş aileden çekirdek aileye geçiş sürecinin hız kazanması, ekonomik ve sosyal nedenlerle artan göç, aile ilişkilerinin zayıflaması gibi nedenlerle ailede ve toplumda ortaya çıkan yapısal değişimler, kuşaklar arası ilişkiler üzerindeki baskıyı artırmıştır. Bu değişim sürecinde yeni sosyo-kültürel dokunun ve ekonomik koşulların yaşlılık dönemindeki ihtiyaçların karşılanmasına uygun inşa edilmesi daha da önemli hale gelmiştir.

Ülkemiz genç nüfus yapısını korumakla birlikte, bugün nüfusumuzun yüzde 8,5’ini oluşturan 65 yaş ve üstü bireylerin oranının 2060 yılında yüzde 22,6’ya yükseleceği tahmin edilmektedir. Ülkemizde yaşam koşullarının iyileşmesi ve toplumsal refahın artması gibi faktörlerin bu eğilimde etkili olacağı değerlendirilmektedir.  Son yıllarda sağlık hizmetleri ve sosyal hizmetlerin gelişmesine bağlı olarak, doğuşta beklenen yaşam süresi de uzamıştır. Ülkemizde doğuşta beklenen yaşam süresi ortalama 78 yıl olup; kadınların yaklaşık 81 yıl, erkeklerin ise 75 yıl yaşaması beklenmektedir. Öte yandan, doğum artış hızında da bir düşüş gözlenmektedir. Kadın başına düşen ortalama çocuk sayısı 2,07’dir. Nüfusumuzun yenilenebilme kapasitesini korumak için orta ve uzun vadede yeterli olmayan bu nüfus artış hızımızı da dikkate alarak; gelecek kuşakların yalnız kalmaması için nüfus politikalarımızın gözden geçirilmesini öncelikli konular arasında görmekteyiz.

Yaşlılarımızın ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla hak temelli olarak evde ve kurumda sunmuş olduğumuz hizmetler ve toplum temelli bakıma ilişkin destek sistemleri yalnızca yaşlılarımızın değil; ailelerin de sorun çözme kapasitesini artırmakta; birey, aile ve toplum refahını yükseltmektedir.

Yaşlı refahına ve yaşlılara yönelik politikalara yön vermek amacıyla I. Yaşlılık Şûrası’nda aktif ve sağlıklı yaşam, bakım hizmetleri ve yaşam kalitesi, bakım hizmetlerinin finansmanı, yerel yönetimler ve yaşlı dostu kentler, yaşlı hakları ve yaşlılık ekonomisi başlıkları altında komisyon çalışmaları yürütülecektir. Şûra vesilesiyle yaşlılık ve yaşlanma odaklı çalışmalarıyla bu amacın görünür ve ulaşılabilir olmasını sağlayan liderler, uluslararası kuruluş temsilcileri, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarıyla aynı platformda birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Bakanlık olarak kısa vadede 2023, orta ve uzun vadede 2051 ve 2071 hedeflerimiz doğrultusunda yaşlıların bireysel hak ve menfaatlerine erişimleri önündeki engellerin kaldırılması, yeni sosyal refah hizmeti modellerinin yaygınlaşması için çalışıyoruz. Hayat boyu öğrenmeden aktif yaşlanmaya, bakım hizmetlerinden toplumsal hayata katılıma kadar yaşamın her alanında yaşlılarımızı desteklemeye devam ediyoruz.

Yaşlı haklarının güçlendirilmesi ve aktif yaşlanmanın desteklenmesine ilişkin yeni yaklaşımları uluslararası düzeyde ele alacak olan bu anlamlı Şûra’nın hem yerel hem de küresel politikalara olumlu yansımaları olacağına içten inanıyorum.

I. Yaşlılık Şûrası’na ülkemizden, dünyanın farklı kültür ve coğrafyalarından bilgi, tecrübe ve emekleri ile katkı ve katılım sağlayan herkese teşekkür ediyorum.

Zehra Zümrüt SELÇUK Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı